Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
e-turkiyemRSSYorum RSS

Romalı tarihçi Tacitus ve Günümüz Türkiyesi 

Okuyacağınız yazı H.B. PAKSOY' un Türk Tarihi ve uygarlık adlı makalesinden alıntıdır. Tarihçi Tacitus'un bahsettiği o dönemdeki Britanya ile günümüz Türkiyesi arasındaki benzerlikler dikkat çekici. Aynı zaman da oyunun kuralının binlerce sene evvel yazıldığını da gösteriyor.

Romalı tarihçi Tacitus, M. S. Birinci yüzyılda yaşamıştı. Tacitus, görgü şahidi bulunduğu dönemde Roma imparatorluğu egemenliği altında olan Britanyalılara karşı kullanılan Roma imparatorluğu politikasını açıklayıcı şunları yazmıştı:

Britanyalılar, bir zamanlar tek bir kral altında topluca yaşamakta idiler; şimdi ise, kendi aralarında ve rakip reisler altında kendi aralarında vuruşmaktan bölünmüş bulunuyorlar. Hakikaten, bizim ( Romalıların ) işimize en çok yarayan da, kuvvetli ulusların kendi aralarında vuruşmaları ve bize karşı işbirliği yapamamaları oluyordu. Britanya' nın belirli bölümleri Kral Cogidumnus'a yönetmesi için verildi. Bu kral da sadakatle bize hizmete devam etti. Uzun süre önce yerleşmiş Romalı geleneklerince, tabi bir kral eliyle bu kral'a bağlı toplumları da esir ( ve tabi etmek ) etmek yolu sürdürüldü. Dağınık, geniş alanlarda yasayan (ve dolayısı ile Romalılara karşı başkaldırmaya her zaman yatkın) halk'ı hareketsizliğe alıştırmak, sakin bir düzende zevk ve sefahat içinde toplu halde yasamaya yöneltmek amacı ile, Agricola bu toplumları tapınaklar, toplanma yerleri ve binalar yapmaya özel olarak teşvik etti. Resmi olarak da onlara onların bu gibi işleri tamamlamaları için yardımda bulundu. Bu teşviklerine çabuk karşılık verenleri ve yerine getirenleri derhal açıkça övdü, onurlandırdı. Ağırdan alanları sertçe eleştirdi ve kınadı. Bu yoldan,
devlet zoru ve eli ile değil, aralarına rekabet sokarak kişilerin toplumda tanınmaları ( sivrilmeleri ) yolunu açtı.

Ek olarak, ileri gelen Britanyalıların çocuklarının uygar sanatlarda ( civilized arts ) eğitilmelerini sağladı. Bunların doğal yeteneklerini Gaul'lulerinkilerden, ki Gaul'lüler ne kadar iyi eğitilmiş olurlarsa olsunlar, daha ustun tuttu. Sonucunda, Latince öğrenmekten uzak durmuş olanlar hemen çok iyi Latince öğrenmeye ve kullanmaya başladılar. Roma giysileri de bu toplumlar içinde yayıldı. Toplum yavaş yavaş bozulmaya yüz tuttu; toplantı salonlarına, Roma hamamlarına devam ettiler, muhteşem partiler vermeye başladılar. Tecrübesizlikleri yüzünden, Britanya' lılar bütün bu davranışlarını uygarlık saydılar. Aslında bütün bunlar esaret ve bas eğmelerinin gereklerinden başka bir şey değildi.

Britanyalıların Roma politikasını görüşleri ise başka bir açıdandı. Gene Tacitus, dil-avcılarından alındığı anlaşılan ve Romalılara karşı olan Britanyalıların düşüncelerini de kitabına ekler:

Teslim olmakla, omuzlarımıza daha da ağır yükleri gönüllü olarak almaktan başka hiç bir kazancımız olmuyor. Eskiden, her bir boy'umuzun birer baş'ı var idi. Simdi ise iki kral birden ( biri Romalı vali, diğeri, Romalıların tahta çıkardığı yerli kral ) üzerimize oturtuldu. Biri canımızı çıkarıyor, diğeri de malımıza el koyuyor. Bu iki ağamız'ın birbirleri ile çatışması halinde, kulları olan bizler ise çok kötü duruma düşüyoruz. Onların çeteleri veya düzenli askerleri, bize karşı yaptıkları bütün hakaretlere şiddet de karıştırıyorlar. Malımız ve namusumuz onların ihtirası önünde artık emniyette değil.

Savaşta, yiğit olan ganimetten payına düşeni alır. Bugünkü durumumuzda ise, korkaklar ve kaçaklar evlerimizi soyuyor, çocuklarımızı kaçırıyor, erkeklerimizi emirleri altına alıyorlar. Bu serserilere baş eğmekle, sanki biz onlara "yurdumuz uğruna ölmekten başka, bizim için herhangi bir sebeple ölmek kolay" diyoruz. Hâlbuki bizim nüfusumuz çoğunluğuna karşı, işgalciler yalnızca bir avuç adam. Almanlar bu gerçeği görüp, başlarındaki bu zalimleri kovdular. Hem de onları düşmanın ana vatanından koruyan bizimki gibi bir deniz kalkanı değil, yalnızca bir nehir idi. Bizim ise uğrunda savaşmamız gerekli bir yurdumuz, karılarımız ve ana-babalarımız var. Romalıların uğruna savaştıkları ise yalnızca keyifleri ve ihtirasları... Geldikleri gibi geri giderler. Eğer biz de, atalarımızın yaptığı kahramanlığa eş olacak olursak, bunlar da giderler. Tanrılaştırılmış Jul Sezar'ın geldiği yere gittiği gibi.

Savaşta vereceğimiz bir-iki kayıptan korkmamalıyız. Başarımız atağımızı destekleyeceği gibi, acılarımız da dayanma gücümüzü arttıracaktır. Tanrılar şu anda biz Britanyalılara acıyıp, Roma generalini başka bir adada ve uzakta tutmakta. Biz ise, en güç ise başladık. Karşı gelme ve ayaklanma hazırlığındayız. Ve böyle bir durumda yakalanmakta, savaşa atılmaktan daha büyük tehlike vardır.

Makalenin tamamı için lütfen tıklayın.

Yorum ekle

<< Ana sayfa